Sedef Hastalığı Kalıcı Değildir 4 Yıllık Sedef Bitti

2 gün önce

Sedef Hastalığı Sürecinde Neler Yaşadım?

Cilt üzerindeki deformasyon ve döküntülere sebep olan bazı rahatsızlıklar, psikolojik olarak da hayatımızı etkileyebiliyor. Bu rahatsızlıklardan biri de sedef hastalığıdır. Sedef hastalığına yakalanıp da çözümünü tam anlamı ile bulamadım diyen pek çok kişi var. Ben de 4 yıl boyunca sedef hastalığı nedeni ile edindiğin tecrübelerimi ve bilgi birikimimi bu hastalıkla mücadele eden kişilere aktarmak istiyorum. Yaşadığım tüm süreci detayları ile anlatacağım için nasıl bir tedavi süreci yaşadığımı ve tedavi sonunda ne tür bir sonuç aldığımı yazımda bulacaksınız. Bu nedenle yazının tümünü sabırla okumanızı öneriyorum. Yazı boyunca şu soruların cevaplarını bulacaksınız.

1.Sedef Hastalığı Nedir Nasıl Ortaya Çıkıyor?
2.Sedef Hastalığı Belirtileri
3.Sedef Hastalığı Çözüm Arayışında Süreci
4.Sedef Hastalığı Kesin Teşhis
5.Sedef Hastalığı ve Tedavi Süreci
6.Sedef Hastalığı ve Psikolojik Süreç
7.Sedef Hastalığı Kesin Çözüm
8.Sonuç
9.Sedef Hastalığı Tedavisinde Uygulanacak 11 Altın Kural

1.Sedef Hastalığı Nedir Nasıl Ortaya Çıkıyor?

Ciltte bulunan ölü hücrelerin, normalin üzerinde bir hız ile dökülmesi nedeni ile sedef hastalığı ortaya çıkıyor. Hastalık, kendini tekrar eden bir yapıda olması nedeni ile insan psikolojisini de zorlamaktadır. Dünya nüfusunun ortalama %2’sinde kronik deri hastalığı olan sedef hastalığının görüldüğü yapılan araştırmalar ile belirlenmiştir.

Unutmayın ki cildinizde yaşadığınız her deri dökülmesini sedef diye adlandırmak oldukça yanlış bir genellemedir. Sedef hastalığında yaşanan deri dökülmeleri daha çok; kuru, kalın ve parlak bir yapıdadır. Sedef hastalığının görüldüğü bölgede pembe bir zemin bulunur ve bu zemin üzerinde beyaz döküntüler oluşur. Döküntüler normalden 10 kat daha hızlı olarak ortaya çıkar. Normal bir süreçte derideki döküntü 28 günde tamamlanırken sedef hastalığı ile bu süre 2 ile 6 gün arasında tamamlanıyor. Hastalık belirgin olarak; kafa derisinin yanı sıra dirsek, diz ve avuç içi hatta ayak tabanlarında görülür.

2.Sedef Hastalığı Belirtileri

“Hastalığın nasıl başladı?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Arkadaşlarımla tatil için Marmaris’e gittiğimizde bir tekne turuna katıldım ve tur sırasında denize girdiğim anda ayağıma giren kramp nedeni ile boğulma tehlikesi geçirdim. Yaşadığım bu üzücü ve korkutucu olayın sedef hastalığı belirtisi olduğunu hastalığım ortaya çıktığında yani çok sonra anlayacaktım. Tatilden döndükten kısa bir süre sonra, avcumun içinde baş parmağıma yakın bir bölgede toplu iğne ucu kadar küçük diye ifade edebileceğin ve kahve renkte lekelerin olduğunu fark etsem de önemsemedim. En büyük hatayı belki de burada yaptım. Avuç içerisinde oluşan yaralar aylar geçmesine rağmen halen kapanmamıştı. İşte bu noktada hastane süreci başladı.

3.Sedef Hastalığı Çözüm Arayışı Süreci

İlk tanı özel bir hastane tarafından konuldu. Avcumda günden güne artan ve iyileşme sürecine bir türlü girmeyen yaraların alerji olduğunu öğrendim. Doktorum birkaç tane ilaç verdi. İlaçları düzenli bir biçimde kullanıyor olmama rağmen yaralarda herhangi bir düzelme söz konusu değildi. Bu neden ile farklı bir hastaneden yeni bir randevu alarak muayene oldum. Bu kez de rahatsızlığımın egzama olduğunu söyleyen doktor ilaçlarımı değiştirerek yanına bir de krem ekledi. Tahmin edebileceğiniz gibi bu ilaçlar da sorunuma çözüm olmadığı gibi yaralarımda gün geçtikçe büyüme oluştu. Bu arada avcumdaki yaraların aynısını ayak tabanlarımda da fark etmeye başladım. Bu durum beni gün geçtikçe daha da korkutmaya başladı. Hastalığıma, zamanında doğru bir teşhis koyulamaması hastalığın ilerlemesine ve yerleşmesine neden olmuştu. Son olarak 3. bir hastanede olduğum muayene sonrasında, sedef hastalığı ifadesi ilk kez karşıma çıktı. Doktorum kesin tanı için araştırma hastanesinde biyopsi yapılması gerektiğini ifade etti.

4.Sedef Hastalığı Kesin Teşhis

            Sedef hastalığı ile tam olarak tanışmam ise Diyarbakır Araştırma Hastanesinde yapılan detaylı tahliller ile oldu. Sedef hastalığı yani tıbbi karşılığı olarak Psoriasis vulgaris tanısı avuç içinden alınan biyopsi ile ortaya çıktı. Alınan parça Ankara’da bir hastaneye analiz için gitti. Sonuçların çıkması için ise ortalama 15 gün kadar beklemek durumunda kaldım.

5.Sedef Hastalığı ve Tedavi Süreci

Bu zamana dek sedef hastalığı ile ilgili herhangi bir bilgim bulunmuyordu. Hastalığa dair tek bilgim bir çeşit cilt rahatsızlığı olmasıydı. Hayatımda bu kadar derin izler bırakacak olan hastalığı hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığım için önceleri önemsemedim.

Teşhisten sonra doktorum tarafından verilen Dermovate isimli merhem kısa bir süre içerisinde yaralarımın azalmasını sağladı. Fakat tam bitti dediğim anda yaraların yeniden kendini belli ettiğini fark ettim. Kullandığım merheme ek olarak ismini şu an hatırlamadığım tablet ilaçlar verildi. Bu ilaçlar ilk kullanımda beni rahatlatsa da kısa bir süre sonra yaraların yeniden çıkmasını engellemiyordu. Tüm bu çaresizlik içerisinde sedef hastalığı hakkında bilgi edinebilmek için gece gündüz internette araştırmalar yapmaya başladım. Önceleri karşıma çıkan diyet listeleri beni zamanla daha da yormaya başladı. Yeniden aynı hastaneye başvurduğumda aslında hastalığımın normalden çok daha ağır olduğunu öğrendim. Doktorumun çözüm önerisi ise yeni yeni uygulanmaya başlanan ajan iğne tedavisiydi. Fakat bu tedaviye başlamadan önce mutlaka bazı testlerin yapılaması gerektiği ifade edildi. Bu neden ile sedef hastalığı tedavisi için bir hafta boyunca Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yatılı olarak kaldım.

Bu süreç içerisinde sedef hastalığı da ilerlediği için ayak tabanımdaki yaralar büyümüş ve ben de yürüyemez hale gelmiştim. Bu sırada yapılan testler sedef hastalığı tedavisi için gerekli onayı da verdi.  Tedavi sürecinde uygulanacak iğneler 15 gün aralıklar ile yapılacaktı. İlaçların raporsuz fiyatlarının yüksek oluşu (2 iğne 1800 TL) bende ilaçların etkili olduğu kanısını uyandırmıştı. Sedef hastalığı tedavisi süreci başladıktan 2 ay sonra yaralarımda gözle görülür bir düzelme gerçekleşti. İlaç etkisini göstermiş ve yaralarım kapanmıştı. Fakat bu sevincim geçirdiğim bir grip nedeni ile çok da uzun sürmedi.

Tedavinin 4 aylık sürecini atlattıktan sonra yaşadığım rahatsızlık beni sürecin başına atmıştı. Tabi ki bu durumda hastaneye yeniden başvurdum. Bir kez daha acı bir gerçekle karşılaştım. Sedef hastalığı tedavisi boyunca kullandığım iğneler bağışıklık sistemimi zayıflattığı için vücudum küçük bir virüs ile yorgun düşmüştü. Bu neden ile yeni bir tedavi planı oluşturuldu ve iğneler artık 7 günde bir şeklinde yapıldı. Bu sırada büyük bir psikolojik travma ile de baş etmeye çalışıyordum. Psikolojik yorgunluk hastalığın neredeyse tüm vücuduma yayılmasına sebep oldu. Sedef hastalığı tedavisi devam ediyor olmasına rağmen hastalık vücudumun %80’ini zapt etmişti. Sedef, sadece yüzümde yoktu. Bundan sonrasını daha dikkatli okumanızı istiyorum. Lütfen dikkat!

6.Sedef Hastalığı ve Psikolojik Süreç

Rahatsızlık nedeni ile elbette ki çok ciddi acı çekiyordum. Bunun üzerine yaşadığım başarısız tedaviler ve sonrasında gelen travma psikolojimi hepten mahvetmeye yetti. Normal şartlarda sosyal hayatı hareketli olan biri olmama rağmen özellikle sedef hastalığı tedavisi sürecinden artık evden dahi çıkamaz olmuştum.

Yaşama sevincimin de yavaş yavaş yok olduğunu hissediyordum. Çünkü tüm çözüm yollarını aradım ve uygulanması gereken sedef hastalığı tedavisi seçenekleri ile tanıştım. Fakat istediğim sonuca bir türlü erişemiyordum. Artık bu hastalıktan kuruluş yok demeye başladım. Hayatımın pek çok kısmında zaman zaman intiharı düşünmüş olsam da hiçbiri bu süreçte olduğu kadar baskın duygular ile kapımı çalmamıştı.

            Sedef hastalığı tedavisi de sonuç vermeyince bu şekilde yaşamaktansa ölmek daha kolay gibi geliyordu. Fakat en çok yıpratıcı olanı ise hastalığımı görüp de, kafasına göre sürekli tedavi yöntemleri önerenlerdi. Hastalığım hakkında yeni bir yorum duyduğumda sürekli bağırmak, geçmiyor işte anlayın artık diye haykırmak geçiyordu içimden. Fakat bu insanların da aslında bana yardım etmek istediğini düşünerek kendimi biraz daha rahatlatma yolunu tercih ediyordum. Özellikle sedef hastalığı tedavisi boyunca ağrılarımın zirveye çıktığı dönemlerde “İyi misin?” diyenlere “Hayır, hiç de iyi değilim!” deyip ağlamak istiyordum ama acizliğimi de kimse ile paylaşmak istemiyordum. Sedef hastalığı tedavisi dışında aslında kendimle ve çevremle verdiğim psikolojik harp de hayatımı daha fazla yoruyordu.

7. Sedef Hastalığı Kesin Çözüm

Artık sedef hastalığı tedavisi olmayan bir rahatsızlık olarak aklımda yer etmeye başlamıştı. Bu süreçte sadece biraz kafamı dinlemek, kendimle sohbet edebilmek ve rahatlıkla ağlayarak kendimi deşarj edebilmek için Sivas Balıklı Kaplıcalarına gitmek için bavullarımı hazırladım. Bu yolculukta kimsenin bana eşlik etmesini istemediğimden tek başıma yola çıktım. Konaklayacağım yere ulaştıktan sonra bavullarımı bırakıp tesis hakkında bilgi alırken, benimle aynı rahatsızlıktan muzdarip olan kişilerin suda geçirdikleri zaman sürecinde ne gibi sonuçlar elde ettikleri hakkında bilgi sahibi oldum. Bu bilgi akışı içerisinde “Sedef hastalığı kesin çözüm yollarını burada bulabilir miyim?” gibi sorular da kafamda yerini aldı.

            Sedef hastalığı kesin çözüm yollarına dair sorularım yanıt beklerken geceyi dinlenerek geçirdim. Sabah ılık bir duştan sonra doktor balıklar ile tanışma faslı geldi. Sedef hastalığı kesin çözüm için alternatif yolları denerken tanıştığım doktor balıklar yaralarıma öyle saldırmıştı ki, kabuk bağlayan kısımlar parçalandı. Bu da acımı daha da arttırdı. İlk günkü tecrübe beni yeniden havuza girme konusunda ön yargılara sevk etti.

            Sedef hastalığı kesin çözüm yollarını aramak için ulaştığım bu tesiste her sabah soğuk pres çörek otu yağından aç karna bir çay kaşığı ve yarım litre kaplıca suyunu içerek kahvaltımı yapıyordum. Akşamları, yatmadan Karabaş otu çayını mutlaka içiyordum.Sedef hastalığı kesin çözüm alternatifini aramaya geldiğimi dahi unutarak büyük bir huzur ile havuza giriyordum. Havuzda geçirdiğim 8 saatlik süre benim için bir keyfe dönüşmeye başladı. Kulaklığımı takarak fon müziklerinin dinlendirici huzurunu içimde hissetmeye başladım.

Her şeyi boş vermiş halde havuzda daha uzun süre vakit geçirirken sedef hastalığı kesin çözüm tedavi sürecinde de 14. günü tamamlamıştım ve bu süreçte bel çevremde düzelmeler fark ettim. Toplamda tamamlanan 21 günlük süreçte bel kısmım %98, Göğüs %98, kaval kemiğim %85 kolum %100 avuç içi %65 ve ayak tabanım %65 oranlarında düzelmeler oluştu. Sedef hastalığı kesin çözüm için 30 ile 40 günlük bir süreç gerektiğini kaplıca yetkililerinden öğrendim.

8.Sonuç

Eve döndüğümde tedavinin ciddi bir biçimde olumlu sonuçlarını gördüm. Gerçekten de sedef hastalığı kesin çözüm yolları olan bir hastalıkmış. Değişikliği gören ailem de çok sevindi. Tedavi sonrasındaki 50 günlük zaman hastalığı düşünmeden ve diyet yapmadan geçti. Şu an %99’lu bir düzelme var ve 9 aylık süreçte herhangi bir tekrar söz konusu değil. Sadece avuç içinde küçük izler bulunuyor. Sedef hastalığı kesin çözüm yolları arayışında doğru seçenekleri bulmak ve zararlı yiyeceklerden uzak kalmak oldukça önemli.

9.Sedef Hastalığı Tedavisinde Uygulanacak 11 Altın Kural

1.Sedef hastalığı kesin çözüm yolu arayışındaysanız, her gün 3-4 kez duş alın ve tedavi bitiminde de buna dikkat edin.
2.Bir buçuk saatlik havuzdan sonra en az 15 dakika güneşte kalmalısınız.
3.Sedef hastalığı kesin çözüm yolu sürecinde kafanız rahat olsun ve tatilinizin tadını çıkarın.
4.Düzenli uyuyup sabah erken kalkın.
5.Bol bol meyve tüketin.
6.Diğer hastalar ile bilgi akışını sürekli tutun.
7.Siyah çay yerine karabaş çayı tüketin.
8.Sabah aç karna 1 çay kaşığı çörek otu yağı tüketin.
9.Kaplıcanın temiz suyundan 2 litre su her gün tüketin.
10.Kimyasal içerikli sıvı sabun ve şampuanlardan uzak durun
11.İyileşeceğinize inancınız tam olsun, karamsar olmayın.